“Kara Bulutu Dağıtan Üniversite”
Derler ki: “Kara bulutun ömrü kısa olur.”
1.5 yıl önce Karabük Üniversitesi’nin yaşadığı süreci düşündüğümüzde, bu sözün ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha görüyoruz.
Gabonlu Dina cinayeti ve ardından üniversite adının yer aldığı sosyal medya itiraf sayfalarında ortaya atılan, öğrencileri hedef alan iddialar…
Gerçeklik payı tartışmalı bu paylaşımlar, kocaman bir kurumun üzerine ağır bir gölge gibi çökmüş, hem üniversiteyi hem şehri yıpratmıştı.
Bir dönem Karabük’ün adı ülke gündeminde dahi talihsiz şekilde yer almıştı.
Fakat atalarımız boşuna söylememiş: “Taş yerinde ağırdır.”
Karabük Üniversitesi de köklü yapısıyla, bilimsel birikimiyle ve direnciyle o kara bulutların altında ezilmek yerine dimdik durmayı seçti.
Bu duruşun mimarı ise kuşkusuz Prof. Dr. Fatih Kırışık oldu.
Rektör Kırışık, göreve gelir gelmez dedikodularla vakit kaybetmek yerine, tüm enerjisini bilimsel üretime, kurumsal toparlanmaya ve akademik kaliteye yöneltti.
Çünkü “Boş lafla çorba kaynamaz.”
Üniversitenin en stratejik hamlelerinden biri de KAPGEM’in aktif olarak devreye alınması oldu.
Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi artık sadece bir birim değil; Karabük Üniversitesi’nin Türkiye’ye bilimsel katkı sunan düşünce üretim merkezi hâline geldi.
Toplumsal, ekonomik ve kültürel ihtiyaçlara dokunan analizleriyle KAPGEM, üniversite–toplum ilişkisini güçlendiren bir köprü oluşturdu.
Diğer yandan, gençliğin dinamizmini ve sosyal yenilik potansiyelini ortaya çıkaracak büyük bir organizasyon olan SOSYALFEST, Karabük Üniversitesi’nin yeni vizyonunun simgesi hâline geldi.
Bu festival, binlerce genci bilim, kültür ve teknoloji ekseninde buluştururken proje üretiminin de sesi oldu.
Ve elbette tüm bu çabanın uluslararası karşılığı da gecikmedi.
EngiRank 2025 sonuçları açıklandığında Karabük Üniversitesi, Türkiye genelinde ilk 10 mühendislik üniversitesi arasına girerek adeta, “Yiğit düştüğü yerden kalkar” sözünün canlı bir örneğini sundu.
Avrupa’da ise 36 ülkeden 300 üniversite arasında 179. sıraya yerleşerek küresel sahnede de adını duyurdu.
Bu başarı; yayın performansından atıf etkisine, projelerden sanayi iş birliklerine kadar somut verilere dayanıyor.
Yani lafla değil, işle gelen bir başarı…
Bugün Karabük Üniversitesi’ne baktığımızda görülen manzara şudur:
Kara bulutlar dağılmış, ufuk açılmış, emek filiz vermeye başlamıştır.
Çünkü “Güneş balçıkla sıvanmaz.”
Üniversite, söylentilerin değil; bilimin, gençliğin, çalışmanın ve vizyonun peşinden giderek yeniden güç kazanmıştır.
Ve belki de artık söylemenin zamanı gelmiştir:
Karabük Üniversitesi, fırtınayı atlatmış ve rotasını yeniden bilimin aydınlığına çevirmiştir.
Gerisi?
Gerisi tam da atalarımızın dediği gibi:
“Doğru yola gideni yel de yıkamaz.”
Meyve Ağaçları Mevsimleri Şaşırdı